26 Temmuz 2021 Pazartesi
Muz Kabukları Ayakkabıları parlaktır ve bakım yapar. – Toplum ve Bitkisel Tedavi
11 Nisan 2021 Pazar
Kekik Mikrop öldürücüdür. Antiseptik, Antimikrobik Bitkidir – Faydalı Yaşam
26 Aralık 2020 Cumartesi
Perde Hurç ve Çantaları
Perde Hurç ve Çantaları
Her ebat Hurç, Kılıf ve Çanta üretimi yapılır.
Anadolu Kılıf
imalat : 0535 477 32 88
Whatsapp: 0535 477 32 88 Siparişleriniz için Mesaj atınız
5 Aralık 2020 Cumartesi
Manyetik Alan Sıkıştırması ile Temiz ve Ucuz Güç üretilir.
15 Ekim 2020 Perşembe
Nötron üretmeyen D-He3 ve p-11B döngüleri
Elektrostatik Sıkıştırma
Elektrostatik Sıkıştırma (Inertial Electrostatic Confinement – IEC)
Fusor: Garajınızda yapabileceğiniz bir füzyon cihazıdır fusor. Elektrostatik atalet hapislemesi yöntemi ile iyonları elektrik alanları ile ısıtarak füzyon reaksiyonları oluşturur. Elektrik üretmek yerine nötron jeneratörü amacıyla kullanılırlar. Düşük bütçelerle dahi yapılabilecek bu modellere merak duyanlar, hobileri arasında elektronik ve fizik olanlar, daha çok bilgiyi ve yapım şemalarını şu sitelerden edinebilirler:
http://www.fusor.net/
http://www.tidbit77.blogspot.com.tr/
http://makezine.com/projects/make-36-boards/nuclear-fusor/
Gerçekten de evde böyle bir cihaz yapmayı planlıyorsanız işe önce şu güvenlik talimatlarını okuyarak başlayın.
http://www.repairfaq.org/sam/safety.htm
Bu konularda yeteri kadar bilgi birikimi ve tecrübeniz olmadan başlamamanız tavsiye edilir. Elektronik bir cihazdır, yüksek voltaj ve akım öldürücü olabilir. Vakum çemberinin camı patlayabilir, güvenlik gözlüğü gerekir. X-ışınları ve nötron radyasyonu yayacağını da aklınızda bulundurun. Hesaplarınızı yapın, örneğin aygıtınız saniyede bir kaç yüz bin nötron üretebilecekse reaktörü parafin mumu ile yalıtabilirsiniz, X-ışınları ise 40.000 voltta çeliği aşabilecek kadar güçlenir, bunun için de kurşun kaplama gerekecektir. Tabi siz iyisi mi o voltajlarda hiç çalıştırmayın. Not: Patlayıcı değildir ve elektrik üretmez. Dâhi diye gazeteye çıkabilirsiniz:)
Z-pinch bir Lorentz gücü uygulamasıdır.
Z-Pinch (Zeta Pinch)
Z-pinch bir Lorentz gücü uygulamasıdır. Hem MCF hemde ICF metotlarının bir birleşimidir. Bu metot da plazma içerisinden elektrik akımı geçirerek plazmayı sıkıştıran bir manyetik alan oluşturulmaktadır. Z-Pinch’e ismini veren Z, bu elektrik akımının üç boyutlu düzlemdeki yönünü söyler.
Bu elektrik akımını oluşturmak için de harici manyetik alanlar kullanılır. Böylece hiç bir fiziksel temas olmaz. Bu yöntemle ilgili ilk çalışmalar İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere’de başlamıştır. Günümüzde ABD’deki Z-makinesi olarak bilinen Z Pulsed Power Facility, 1996’ya kadar materyal testi amacıyla kullanılmış Dünya’nın en büyük X-ışını jeneratörüdür. Sandia Ulusal Laboratuvarları’nda bulunan cihaz, nükleer silahların modellenmesinden, 1996 sonrasında füzyon odaklı araştırmalara kadar birçok farklı alanda kullanılmaktadır. Burada Z-pinch testleri “manyeto atalet füzyonu” (magneto inertial fusion) metoduyla ve D-D yakıtı ile sürdürülmektedir. Bu metod 100 nanosaniyelik elektrik atımları ile Z-pinch manyetik alanı yaratıp, yakıt içeren silindirik hohlarauma basınç uygular ve içe çökmeden önce bir lazer yakıtı ısıtır. 2014’te 10 tesla gücünde manyetik alan ve 2.5 kJ lazer ile yapılan son testlerden sonra tessis 2018’e kadar güncelleme çalışmalarına girmiştir. 2018’de 30 teslalık manyetik alanlar, 8 kJ lazer ve D-T yakıtı yardımıyla ateşleme sağlanıp, her 10 saniyede bir yakıt topağı harcayarak 300 MW’lık füzyon enerjisi üretmesi beklenmektedir. Z-pinchin benzerleri olan T-pinch metodu theta (teta) yönünde elektrik akımı gönderirken Screw Pinch hem theta hemde zeta yönlerinden elektrik akımı uygulanmaktadır.
Hapislemeli Füzyon (Inertial Confinement Fusion – ICF)
Bugün bu yöntemin en önemli örneği ABD’deki National Ignition Facility’de (NIF) bulunan reaktördür. Bu yöntemin uygulanışında; hedefe gönderilen enerji seviyesi, şok dalgaları ile içe çöken yakıtın simetrisini korumak ve maksimum yoğunluğa erişilmeden yakıtın fazla ısınması gibi birçok problemin geçen on yıllar içerisinde az ya da çok üstesinden gelinmiş olsa bile, hedefe gönderilen lazerler arasındaki güç eşitsizliğinden doğan Rayleigh-Taylor instabilitesi bugün aşılması gereken en önemli sorundur. Bu yöntemin en büyük temsilcisi NIF, 2009’da tamamlanmış ve deneylere 2010’da başlamıştır. NIF reaktöründe, 192 yüksek enerjili lazeri tek bir noktada kesiştirerek 500 terawattlık bir enerji odağı yaratma amacına 2012’de erişilmiş olsa da, ateşleme (ignition) sağlanamamıştır. Ancak 29 Eylül 2013’te 5×1015 nötron salınımı ile önceki deneylerden 75% daha fazla nötron üretilmiş, Alfa ısıtması (füzyon sonucu oluşan helyum izotoplarının salınımı) sağlanmış ve reaksiyon, ateşleme için harcanandan daha fazla enerji üreterek tarihi bir rekor kırmıştır. Ancak bu reaksiyon için kullanılan lazerlerin enerjisinin bir kısmı yakıtı tutan “hohlarum” denen dış tabaka tarafından soğurulmuştur.
Yani lazerleri ateşlemek için daha yüksek enerji harcanmış, ancak yakıta ulaşan soğurulmuş enerji daha düşük olmuştur. Yakıt bu soğurulmuş enerjiden daha fazla füzyon enerjisi açığa çıkarmıştır. Günümüzde NIF’de, ödeneğin kesilmesi ile birlikte füzyon yerine materyal araştırmalarına odaklanılmaktadır. NIF dışında, Fransa’daki Laser Mégajoule tesisi de Ekim 2014’te ICF deneylerine başlamıştır. Japonya’da Osaka Üniversitesi de GEKKO XII ICF lazer aygıtıyla 1983’ten beri ICF testleri sürdürmektedir.
Küresel Tokamak (Spherical Tokamak)
Stellarator (Yıldızlayıcı)
D-D ve D-T reaksiyonlarında üretilen nötronlar
D-D ve D-T reaksiyonlarında üretilen nötronların sağladığı ısıtma esas enerji üretim yöntemidir. Bu nötronların sağladığı ısı, reaktörlerin iç duvarlarındaki seramik kaplamalar ile yalıtılır. Elektro mıknatısları korumak için ayrı sıvı-helyum veya sıvı-nitrojen katmanları mevcuttur. Şu anda farklı ülkelerde işler halde 30 kadar deneysel tokamak reaktöründe araştırmalar sürmektedir.
En büyük ve en ünlü olan proje Joint European Torus (JET), İngiltere’de 1984’ten beri aktif araştırmaların en büyük parçalarından biridir. Bu reaktörün enerji üretim rekoru, 1997’de 24 MW enerji girdisi ile, 16 MW füzyon enerjisi elde etmesidir. 2014’te Avrupa Komisyonu’nun imzaladığı 5 yıllık uzatma kontratı ve sağladığı 283 milyon Euro’luk ödenek ile bilim insanları ve mühendisler yeni bir rekor kırmaya hazırlanmaktadırlar. JET projesinden edinilen bilgi birikimi ve deneyim ile 2019’da tamamlanacak olan“International Thermonuclear Experimental Reactor” ITER, Avrupa Birliği, Hindistan, Japonya, Rusya, Çin, Amerika ve Güney Kore’nin katılımıyla bir mega projeye dönüşmüştür. 50MW enerji girdisiyle 500MW füzyon enerjisi üretilmesi planlanmaktadır.
ITER kompleksinin yapımına 2013’te Fransa’da başlanmış ve inşa ücreti şimdiden planlanan ücretin üç katına çıkarak 16 milyar dolar ile tavan yapmıştır (Bu ücret Türk silahlı kuvvetlerinin yıllık askeri harcamasına oldukça yakındır). 2019’da tamamlandıktan sonra ilk plazma deneyleri 2020’de başlayacak ve 2027’de D-T füzyon deneyleri ile devam edilecektir. Böylece ITER, “füzyon 10 yıl uzakta” muhabbetlerini sonlandıracaktır... ITER’i takip ederek 2033’te tamamlanacak olan DEMO santrali de tokamak modelini kullanacaktır.
2-4 GW arası enerji üretimi ile günümüz nükleer santralleri ile eşdeğer olacaktır. Bu projeler yanında Güney Kore, K-STAR projesi ile 2008’de ilk plazma üretimini gerçekleştirdi ve şu anda ITER için bir test yatağı olarak kullanılıyor. K-STAR’ı takiben 2037’de hayata geçmesi planlanan K-DEMO isimli proje de, 2033’te tamamlanacak DEMO ile bağlantılı halde geliştirilecek.
FÜZYON REAKSİYONLARI, Tokamak Reaktörü
Kütle Çekimsel Hapisleme FÜZYON REAKSİYONLARI
14 Ekim 2020 Çarşamba
FÜZYON REAKSİYONLARI, Muon katalize Füzyon
FÜZYON REAKSİYONLARI, p-11B, Proton – Boron-11 çevirimi
1H + 11B = 3x(4He) + (8.7MeV)
Bu reaksiyonda bir proton, Boron-11 ile birleşerek, Karbon-12 oluşturur. Karbon-12 ise üç helyum-4 olarak bozunur. Bu reaksiyon fisyon gibi gözükse de Helyum-4 evrendeki en kararlı izotoplardan birisidir. D-He3 reaksiyonundan dahi çok daha az nötron salınımı ile p-11B neredeyse tamamen temizdir. 0.001% nötron salınımı ile her bin reaksiyonda sadece 1 nötron üretilir.
Anötronik bir reaksiyon verimliliğine sahip olmasının yanısıra, yakıtı da oldukça yaygın ve boldur. Tek (ve malesef büyük) dezavantajı, reaksiyon oranının tepe noktasına 123 keV’de ulaşması. Yani gerekli olan sıcaklık bir D-D veya D-T reaksiyonunda ihtiyaç duyulandan 10 kat fazlası olan 1 milyar santigrat dereceye yakındır. Enerji hapsedilmesini sağlayacak manyetik alanlar da doğal olarak 500 kat daha iyi olmak zorundadır. Tokamak ve lazer odaklı reaktör modellerinin limitleri dışında olan bu reaksiyon için daha radikal farklılıklar gösteren Polywell ve Dense Plasma Focus sıkıştırma yöntemleri düşünülmektedir.
FÜZYON REAKSİYONLARI, He3 Döteryum (2H) – Helyum-3 (3He) Çevrimi
2H + 3He = 4He (3.6 MeV) + 1H [p+] (14.7 MeV)
Bu dönüşüm, D-T reaktörlerinde ikincil reaksiyon olarak gerçekleşebilir. Ancak sadece D-He3 reaksiyonu gerçekleştirecek bir reaktör, çoğunlukla Dünya dışından getirilecek stoklara dayanacağı için, en azından gezegenimizdeki kullanımı pek ekonomik olmayacaktır. Ancak Ay’da yeterli stok bulabilirsek, Ay üzerinde enerji üretimi ve teknolojimiz geliştikçe ve gaz devleri civarında enerji üretimi için vazgeçilmez olabilir. Tabi reaksiyonu başlatacak enerji ihtiyacı sorununun üstesinden gelebilirsek.
D-He3 ayrıca yazımızın bir sonraki bölümünde bahsedeceğimiz füzyon roketleri için biçilmiş kaftan diye niteleyebileceğimiz bir reaksiyondur. Enerji ihtiyacının p-11B’ye göre düşük olması ve anötronik olması çok büyük avantajlardır.
FÜZYON REAKSİYONLARI D-D Döteryum (2H) – Döteryum (2H) Çevrimi
FÜZYON REAKSİYONLARI D-D [Döteryum (2H) – Döteryum (2H)] Çevrimi
Sadece döteryum kullanan bu reaksiyon, edinimi zor olan başka bir yakıt gerektirmemesi ile öne çıkan bir diğer araştırma konusudur. D-D reaksiyonu, sürdürülebilir “ateşleme” için gereken reaksiyon oranının tepe noktasına 15 keV değerinde enerji ile ulaşır. Bu D-T’den daha yüksek ve dolayısıyla daha zorludur. Bu reaksiyon eşit oranlarda iki farklı ürün verir;
50%: 2H + 2H = 3H [Trityum] (1.01 MeV) + 1H [p+] (3.02 MeV)
50%: 2H + 2H = 3He (0.82 MeV) + n (2.45 MeV)
Füzyon Araştırmalarının Reaksiyonlar
D-T [Döteryum (2H) – Trityum (3H)] Çevrimi
İşte şimdi dünyada kullanabileceğimiz ve üzerinde birçok araştırma-geliştirme yapılan bir çevrimden bahsedebiliriz. D-T en düşük enerjiye ihtiyaç duyan, en kolay reaksiyon tipidir. Yakıtlara bir bakalım;
Döteryum deniz suyunda metreküp başına 30 gram kadar bulunan oldukça yaygın bir izotoptur. Sadece Dünya’daki döteryum rezervlerini binlerce yıl füzyon reaksiyonlarında kullanabileceğimiz gibi, uzayda da diğer gezegenlerde, uydularda ve kuyruklu yıldızlarda da bolca bulunur bu hidrojen izotopu. Trityum yaklaşık 12 yıl yarı ömrü olan radyoaktif bir hidrojen izotopudur. Doğada fazla bulunmaz ve kozmik ışınların atmosferimiz ile etkileşimi sırasında üretilir. Şu anki teknolojimiz ile normal nükleer reaktörlerde de trityum üretimi yapılmaktadır. Yakın gelecekte ise füzyon esnasında açığa çıkan nötronların Lityum elementini bombalaması ile Trityum üretimi yapılacaktır (Dünya’daki bilinen Lityum rezervleri en az bin yıl yetecek miktardadır). D-D çevrimlerinde de trityum üretimi yapılabilir.
D-T Reaksiyonları şu şekilde gerçekleşir; 2H + 3H = 4He (3.517 MeV) + n (14.069 MeV)
Reaksiyon sonucunda açığa çıkan enerjinin 20%’si 3.5 MeV değerinde Helyum izotopu (alfa parçacığı) ve 80%’i 14.1 MeV değerinde nötrondur.
D-T, Tokamak tipi reaktörlerde kullanıma en uygun reaksiyon tipidir. Az sonra anlatacağımız D-D reaksiyonuna kıyasla daha yoğun oranda gerçekleşir ve reaksiyon oranının tepe noktası olan 13,6 keV enerji ile D-D’den daha düşüktür. Avantajları arasında diğer füzyon reaksiyonları gibi temiz ve güvenli olması yanısıra, teknolojik ve mühendislik olarak kolay olan bu döngünün dezavantajları şunlardır; Daha öncede yazdığımız gibi Trityum üretimi gerektirmektedir, bu sebeple “Lityum örtüsü” denen bir tabaka, reaktörde üretilen nötronlar ile bombalanarak Trityum üretecektir. Bu yöntemin de ayrı zorlukları vardır. Bir diğer dezavantajı da, nötronlar %80 enerji taşıyacağı için reaksiyonun enerjisinin beşte biri plazma içerisinde kalacaktır. Bu da “ateşlemenin” sürekliliğini zorlaştırmaktadır.
FÜZYON REAKSİYONLARI Karbon-Nitrojen-Oksijen CNO çevrimi
Eğer Güneş 1.5 kat daha büyük olsaydı ana yakıt döngüsü bu olacaktı. Karbon çevrimi olarak da bilinen bu reaksiyonda ağır bir atom yer yer helyumla birleşerek karbon, nitrojen ve oksijen izotopları arasında geçiş yapar ve bu süreç içerisinde 27.8 MeV’lik enerji açığa çıkartır.
Güneşte üretilen enerjinin sadece 1-2%’lik kısmı bu çevrimden gelirken, Sirius A yıldızı, büyük oranda CNO çevrimi enerjisi ile ışımaktadır. Tahmin edebileceğiniz gibi CNO, şu anki füzyon teknolojimiz için henüz mümkün olmayan bir çevrimdir.
FÜZYON REAKSİYONLARI / Proton-Proton Çevrimi
Kuantum Tünellemesi Parçacıkların aradaki herhangi bir bariyeri aşıp, klasik fizik ile gidemeyecekleri bir yere gitmeleridir. Eski klasik fizik kuralları, parçacıkların bariyerleri aşacak enerjisi yoktur der. Ancak kuantum fiziği bize parçacıkların hem “parçacık” hem de “dalga” özelliklerine sahip olabildiğini göstermiştir. Böylece zaman zaman bir proton çevresinden enerji ‘ödünç’ alıp, bu enerji ile aradaki bariyeri aşacak bir olasılığa sahiptir. Bu hadise 1-3 nm veya daha ince bariyerlerde görülür. Beyinlerimizi daha fazla yakmadan, anlaması ve anlatması daha kolay olan füzyon konumuza geri dönelim
p-p döngüsü sadece kuantum tünellemesiyle işlediği için yavaştır. Tek bir protonun diğer bir proton ile füzyon reaksiyonu geçirmesi için bazen bir milyar yıl gerekebilir. Tünelleme yolu ile birbirlerine ulaşan protonların önündeki bir diğer engel de zayıf nükleer kuvvet etkileşimine ihtiyaç duymalarıdır ki, bunun da olasılığı azdır. Bu zayıf ihtimallere rağmen Güneş’teki ana reaksiyon tipi budur. Çünkü zayıf ihtimalin rahatlıkla yüksek ihtimale döneşebileceği trilyon x trilyon atom vardır. Sonucunda 4 proton birleşir, bir helyum çekirdeği (alfa parçacığı), biraz nötrino ve 26.73 MeV’lik enerji açığa çıkar.
Muz Kabukları Ayakkabıları parlaktır ve bakım yapar. – Toplum ve Bitkisel Tedavi
Muz Kabukları Ayakkabıları parlaktır ve bakım yapar. – Toplum ve Bitkisel Tedavi : Dolayısıyla muz kabukları ayakkabılarınız için harika bir...
-
Elektrostatik Sıkıştırma (Inertial Electrostatic Confinement – IEC) Fusor: Garajınızda yapabileceğiniz bir füzyon cihazıdır fusor. Elektrost...
-
Muz Kabukları Ayakkabıları parlaktır ve bakım yapar. – Toplum ve Bitkisel Tedavi : Dolayısıyla muz kabukları ayakkabılarınız için harika bir...
-
Z-Pinch (Zeta Pinch) Z-pinch bir Lorentz gücü uygulamasıdır. Hem MCF hemde ICF metotlarının bir birleşimidir. Bu metot da plazma içerisinde...





















